10 MADDE DE ANTİK MISIR VE UZAYLILAR

Antik Mısır günümüzde halen daha gizemlerle dolu bir tarihtir. Ancak bu kadim tarihin izleri pek çok gizemi içerisinde barındırırken “Ufo Fenomeni” açısından da oldukça gizemli bazı bulgular ile daha gizemli hale gelmiştir.  Günümüzde dahi antik Mısır medeniyetinin inşa ettiği simetrik bir şekilde kesilmiş olan devasa blok taşların 300 kilometre öteden nasıl taşındıkları, piramitin ortaya getirilme aşamasında ki iş gücünün nasıl sağlandığı halen daha gizemini korumaktadır.

Piramitin diğer sırlarını saymak için ise ayrı bir yazı yazmak gerekir ki şimdilik biz sadece Antik Mısır’ın dünya dışı yaşam ile olan bağlantısı üzerine bir kaç bahsi sunalım;

 

1. PİRAMİTLERİN SIRLARI

Mısır Piramitlerinin inşası, arkeologlar ve bilim insanları için sayısız soruyu beraberinde getirmiştir. Nasıl yapıldığı konusunda sayısız muamma bulunan bu devasa yapıların uzaylı teknolojisi ile yapıldığına dair pek çok iddia da vardır. Muhteşem tasarımları ve matematiksel algoritması ile muazzam bir beceri gerektiren piramitler tarih kitaplarında ölen firavunların mezarı olarak kabul ediliyordu ve nasıl oluyordu da antik Mısır halkı bir kaç tane piramit yapmıştı.

Peki neden bir kaç tane? Neden her firavun için yapılmadı? Onlarca değil de bir kaç tane?

Piramitte 2.300.000 adet taş blok kullanılmıştır ve bir taşın ortalama ağırlığı 2,5 tondur. Toplam ağırlık yaklaşık olarak 6.000.000 tondur. Uzman Richard Coslow’a göre sadece bir taşın on kişinin her biri için 400 kilo ağırlık kaldırması gerektiğini söyler ki mantık olarak da bu imkansızdır.

Büyük piramidin çevresinin orjinal yüksekliinin oranı Pi sayısının değerine eşittir. Hadi diyelim ki o taşları bir şekilde insanlar taşıdı ve yerleştirdi. Peki taşlarda ki muazzam simetri? Söylediğimiz gibi tarih kitaplarında “Mezar” olduğu söylenen piramitlerde ve özellikle büyük piramit Keops Piramit’i içerisinde herhangi bir mumya bulunmamışken, piramitlerin yapım amacını belirten bir hiyeroglif’e de rastlanmamıştır.

Peki Ufo Fenomenlerinin söylediği gibi Piramitleri uzaylılar yaptı ise neden yapmış olabilirlerdi ki ?

Yoksa burası Daniken’in kitaplarında belirttiği gibi dünya dışından gelen, gelişmiş yaratıkları “Tanrı” sanan yerel halkın yaşam alanlarından farklı olması için, göksel ziyaretçilerin evi olarak mı tasarlanmıştı?

2. HİYEROGLİFLER

Mısır piramitlerinde pek çok hiyeroglif halen günümüzde çözülebilmiş değil. Bununla birlikte hiyerogliflerin bazılarında ise muazzam semboller var ki bunlardan bir tanesi de yukarıda bulunan hiyeroglif. Bazı iddia sahiplerine göre bunlar aslında zaman içerisinde üst üste yapılan çizimler sebebiyle üst üste binmiş olan sembellerin karmaşık halleri.

Vallahi hocam bakınca hiç öyle gözükmüyor!

Ufo Fenomenleri ve tabi ki ben de yukarıda ki fotoğrafa baktığımda uçan taşıtlar görüyorum ki bu fotoğrafa bakan herkesin kanaati de bu doğrultuda oluyor. Peki siz ne görüyorsunuz ?

 

 

Yukarıda ki fotoğraf ise “Buyur buradan yak” hocam fotoğrafı…

Neden mi ? Önce fotoğrafa tekrar bakın… Baktınız mı? O zaman devam edelim;

Antik Mısır Piramitlerinin içerisinde ki bir hiyeroglif olan bu fotoğrafta iki tane dev kadın ve kucaklarına oturmuş iki tane normal boyutlarda insanlar görülüyor. Önce sağ tarafta ki dev kadının kucağına bakalım… Ne görüyoruz? Normal bir insan değil mi?

Şimdi diğer taraftaki dev kadının kucağında ki varlığa bakar mısınız? Kafa yapısı, çene yapısı, vücut yapısı, ellerinin yapısı ile karşı taraftaki insandan tamamı ile farklı.

Şimdi tekrar sağ tarafta ki dev kadının omuzuna bakın, orada da bir varlık var değil mi?

Az önce gözünüzden kaçmıştı değil mi? Sizi gidi sizi… 🙂

Kadının omuzunda ki varlık da, sol tarafta ki varlığın tipinde ve diğer kadının kucağında bulunan insan yapısından çok farklı bir görünüme sahip… Acaba bunlar bir uzaylı olabilir mi?

Takdir sizin…

 

3. UZUN KAFATASLARI 

Antik Mısır Piramitlerinde ki pek çok duvar çizimi, hiyeroglif de insan figürü görebilmek mümkündür. Bu insanların çeşitli şekillerde ki halleri sık sık resmedilmiş olsa da, bazı insan tipleri vardır ki günümüz insanlarına hiç benzemezler. Bu insanlar doğal insan görünümünden ziyade uzatılmış kafatası yapısına sahiptir ki Ufo Fenomenleri bu kafataslarının aslında insan değil, Annunakiler hikayesinde olduğu gibi uzaylı bir ırk ile dünya ırkının çiftleşmesi sonucunda ortaya çıkan yeni bir tür olduğunu iddia ediyorlar. Annunakiler hakkında ki hikayeyi öğrenmek için BURAYA tıklayın…

Yine uzun kafataslarının bu şekilde uzun olmasının altında ise daha Antik Mısırlıların bebeklerinin kafataslarına uyguladıkları çok sıkı sarılmış ip veya buna benzer bir sistem uyguladıklarını ve kafa taslarının uzun olduğu açıklanmaya çalışılıyor. O zaman ortaya şu soru çıkıyor “Dertleri ne idi hocam?” Bu sorunun cevabı olarak ise “Uzaylılara benzemek istiyorlardı çünkü onları Tanrı’ları sanıyorlardı” cevabını alıp yerimize oturuyoruz…

 

4. GARİP GÖRÜNÜŞLÜ YARATIKLAR

Antik Mısır Piramitlerinde bulunan hiyerogliflerde ki sırların arasında garip görünümlü yaratıklara rastlamak oldukça mümkün. Mısır’ın dört bir yanında pek çok hiyeroglif bulunmakta ve bu hiyerogliflerin bazılarında büyük siyah gözlü, uzun kolları bulunan, yuvarlak büyük kafalı, insan tipine benzeyen ama insan tipinden farklı olan görüntüler bulunmakta. Günümüzde ancak bilim kurgu filmlerinde bizlere “uzaylı” diye tanıtılan bu garip yaratıkların tıpkı o bilim kurgu filmlerinde ki uzaylı yaratıklar gibi olması şaşırtıcı değil mi? Günümüz yönetmenleri uzaylı görüntülerini Mısır’dan aldılarsa, acaba Antik Mısır toplumu nereden esinlenerek böyle çizimler yapmışlardı?

5. ROCKEFELLER VAKFI 

Eminim ki sizde benim gibi “Yahu yine mi Rockefeller? Antik Mısır taşının altından da mı Rockefeller çıktı arkadaş?” diyeceksiniz… Ama maalesef öyle… David Rockefeller amcamız kanını dahi bebek kanlarıyla değiştirmesine rağmen ölüm meleğinin son nefesini almasından kurtulamamıştı…

İşte bu Rockefeller amcamız, Sir William Petrie isimli bir arkeoloğun gizli bir koleksiyonunu büyük bir meblağ ödeyerek satın alıyor. İddialara göre 1942 yılında hayata veda ediyor ve ölmeden hemen evvel de büyük bir sırrı olduğunu, bunun ölümünden sonra tüm dünya ya açıklanmasını emrediyor.

Sonra bu arkoloğumuz Bay William öldüğünde, gizli arşivini daha doğrusu gizli koleksiyonunu bıraktığı kişiler İsrail’de müze müdürlüğüne başvuruyorlar ve ABD’den incelemeler için arkeolog ekibi geliyor. ABD yöneten arkadaş da “Dış İlişkiler Komisyonu”nu kurup ABD’ye yön vermesiyle bilinen David Rockefeller…

Rockefeller amcamızın haberi olunca hooop doğru İsrail’e bir ekip ve Sir William Petrie’nin tüm gizli arşivine el koyuluyor, arşivi elinde bulunduranlar paraya boğuluyor ve çenelerini kapatıyorlar. Peki ne var acaba o arşivde? İddialara göre Mısır firavunlarının aslında dünya ya ait olmadığını gösteren kesin kanıtlar, hiyeroglifler, mumyalar, tabletler vs. Ve bunların tümü bugün Kudüs’te bulunan Rockefeller müzesinde saklanıyor.

Neden hocam? Neyine lazım bu Rockefeller amcamızın?

İddia odur ki, NASA’da malumunuz Ay ve Mars garipliklerini, uydu kameralarından görünen tanımlanamayan uçan cisimleri bir türlü açıklayamadı (açıklamadığı) için dünya dışı yaşam insanlıktan saklanıyor ve bu “gizleme” operasyonunda başı çekenlerden biri de Rockefeller ailesi olması hasebiyle, Antik Mısır’ın dünya dışı yaşam ile olan bağlantısını gizleme operasyonudur Kudüs’te bulunan Sir William Petrie’nin koleksiyonunu ele geçirip, ört bas etmek ve müze de saklamak…

 

6. ANTİK MISIR’DA ELEKTRİK KULLANIMI

Antik Mısır’da Dendera Tapınak Kompleksi’nde bulunan Hathor Tapınağı  oldukça ilginç hiyeroglifler barındırır. Yukarıda ki resimler de bunlardan bir tanesidir. Hathor tapınağının duvarlarında ki bu resimler dikkatlice incelendiğinde, tıpkı günümüzde ki gibi yüksel voltaj yalıtımının kullanıldığına görebilmek mümkündür.

Ayrıca ampül görümünde olan dikdörtgen bir sütun bulunmaktadır ki bu sütünlar teknik olarak aydınlatma konusunda bilgi sahibi olanlara yabancı gelmeyecektir, izolatör olarak kullanıldığını düşündürmektedir. Ampül görünümünde ki yapının izolatör kullanılarak desteklenmesini acaba Antik Mısır’lılar nasıl akıl etmişti?

Günümüzde ki ampül ve ark lambası tekniğini kullanarak aydınlatma yaptıklarına işaret ettiği iddia edilen bu görüntüler gerçekten de hiyerogliflerde ki en büyük sırlardan bir tanesidir. Mısır resimlerinde görülen bu sistemin ışık yayıp yaymadığı test etmek için Avusturyalı elektrik mühendisi Walter Garn, kabartmada yer alan resmi çok detaylı olarak incelemiş ve resimdeki ampulü oluşturan yılanlı teli, duyu, ced sütunu olarak kullanılan izolatörün aynısını yapmıştır. Ortaya çıkan sistem ışık yayarak etrafı aydınlatmıştır.

Dendera Tapınağındaki bu resimde ise solda dört geniş filaman (lambalarda ısınmayı sağlayan parça) lamba görülüyor. Resmin solunda görülen dev bir elektrik bataryasından uzanan kabloyla bu lambalara güç veriliyor. 1996 yılı Eylül ayında Amerikan ABC Televizyonu’nda yayınlanan bir belgeselde de Mısırlıların bu ışık sistemi bilimadamları tarafından kameralar önünde test edilmiştir. Bir kez daha başarı elde edilmiş ve ışık oluşmuştur. Bu aslında bir ampuldür ve antik Mısır resimlerinde belirtildiği gibi uygulanan yöntemle sistem çalışmış, ışık elde edilmiştir.

 

7. TULLİ PAPİRÜSÜ

Tulli Papirüsü Vatikan Müzesi’nin eski müdürü Albert Tulli’nin öldükten sonra ortaya çıkartılan bir papirüs. Her ne kadar gerçekliği tartışılsa da ilgili papirüsde Mısır Firavunlarından bir tanesi olan III. Thutmose döneminde ışık saçan gök arabaları, ateş çemberi oluşturan tabaklar şeklinde sıkça görülen havada uçan cisimleri tarif eden bir papirüstür.

Günümüz Ufo Fenomenlerine göre ise o dönemde sıkça görülen Ufoları tarif eden bir belgedir çünkü papirüs de tarif edilen uçan cisimler, günümüzde görülen Ufo’lara benzediği gibi diğer Mısır hiyerogliflerinde de çizilmiş olan yuvarlak, gök araçlarına da benzemektedir.

8. UZAYLI PARASI 

Antik Mısır kazıları sırasında pek çok arkeolojik kalıntı ortaya çıkarılmıştı. Ancak bunların haricinde Piramitlerin hemen yakınında ki arazide de olağan dışı arkeolojik bulgular elde ediliyordu. Yukarıda ki fotoğraf ta onlardan bir tanesine ait… Bir ev tadilatı sırasında, evin tabanının göçmesi ile ortaya çıkan tarihi yapılar arasında çok ilginç bir sikke bulunuyor. Bu sikkenin üzerinde ise insana benzemeyen yabancı bir canlının başı ve omuzları oldukça dikkat çekici.

İddialara göre ortaya çıkarılan bu sikke de resmedilen varlık, Antik Mısır’da yaşamış olan dünya dışı yaşama ait olan bir yaratığı betimliyor. Ancak yine iddialara göre bu para da Kudüs’de bulunan Rockefeller müzesinde bulunuyor.

 

9. UZAYLI MUMYASI 

Antik Mısır’ın uzaylılar tarafından ziyaret edildiğini iddia edenleri heyecanlandıran bir diğer buluş ise yakın geçmişte II. Sanusret piramidinin çok yakınında keşfedilen küçük bir piramitten çıkarılan mumyaydı. Bu mumya öylesine küçüktü ki hemen hemen bir insanın avuç içine sığacak kadardı.

Küçüklüğünün yanı sıra mumyanın vücut yapısı insan gibi olsa da yüz hatları, kafa tası yapısı da insana pek benzemiyordu. Pensilvanya Üniversitesinden emekli Profesör Dr. Victor Lubeck tarafından ortaya çıkarılan bu minik mumya için ortalık da oldukça karıştı çünkü Dr. Victor Lubeck mumya hakkında basına bilgi verdikten sonra tehdit edildiğini ve öldürülebileceğini söylemişti. (Umarız yaşıyordur.)

Bebek mumyanın vücut yapısı incelendiğinde, dünya da bilinen canlı türlerine ait olmadığı bilimsel olarak da ispatlanmıştı ancak buna rağmen bazı iddia sahipleri bunun aslında gerçek olmadığını, Dr. Victor Lubeck tarafından dikkat çekmek için kurgulandığını söylese de Profesör Lubeck’i tanıyanlar asla böyle bir şey yapmayacak düzeyde saygın bir profesör olduğunu dile getirdiler. Nihayetinde bu küçük mumya gerçek ise, biz insanlara değil, uzaylı varlık tiplerine daha çok benzediği aşikar…

 

 

10. BONUS : RESİMLER

ANTİK MISIR VE UZAYLILAR

Piramitlerde bulunan bir hiyeroglif, uzaylılar ve dev bir Ufo görünüyor…

Günümüzde çekildiği iddia edilen, Mısır Piramitleri üzerinde dolaşan, piramitlere ışın tarzı bir şeyler gönderdiği (indirdiği) iddia edilen ve piramit şeklinde olan Ufolar… (Montaj olduğuna dair de pek çok iddia mevcut)

 

Biz bilgiyi verdik, şimdi yorum sırası sizde, düşünceleriniz ile bizi onurlandırır sanız seviniriz…

Saygılarımla

Kursad BERKKAN

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir