DÜNYA NÜFUSUNU 500 MİLYONA DÜŞÜRMEK!

“İnsanların acı çekmesi, kaynakların müsrifçe kullanımı ve çevresel bozulma yüzünden, ödenmesi gereken acı bedel, çok kötü bir şekilde ihmal edildi.”

Gro Harlem Brundtland

Norveç eski Cumhurbaşkanı

Yeni Dünya Düzeni ideolojisini kurgulayan beyinler dünya nüfusunu 500 milyona düşürmek istiyor. Şuan da ki dünya nüfusu ise yaklaşık olarak 7,44 milyarı geçmiş durumda. Yani şuan da siz bu kitabı okurken dünya üzerinde yaklaşık 7,44 milyar insan ile aynı anda yaşıyorsunuz.

Derin Dünya Devletinin kurmayları buna gerekçe olarak ise 7 milyan insanın her geçen gün büyük bir hız ile çoğalmaya devam ettiğini söylüyor.

Bu açıdan bakarsak haklılar, zira dünya sürekli tüketen bu doyumsuz toplumu idare edecek kudrete sahip değil!

Bilim adamları oturup hesaplamışlar ve verileri Birleşmiş Milletler konseyine teslim etmişler ve açıklanan rakamlar ise dudak uçuklatan cinsten. 2100 yılına ulaştığımızda (tabi ulaşabilirsek) şu anda 7,5 milyar olan dünya nüfusu 11,2 milyara ulaşacak.

Birleşmiş Milletlere (BM) göre, son yüzyıllarda artan dünya nüfusu 1800 yılında yaklaşık 1 milyar, 1900’de 1,5 milyar olarak kaydedilirken, 2000 yılında dünya nüfusu 6,1 milyara çıktı. BM’nin hesaplamalarında dünya nüfusunun 2017 tahminlerinde 7,5 milyar olduğu, bu sayının 2020 yılına kadar 7,7 milyara, 2040’ta 9,1 milyara, 2060’ta 10,1 milyara, 2080’de 10,8 milyara, 2100’de ise 11,2 milyara ulaşacağıöngörülüyor.

Bilim insanlarının 2011 yılındaki tahminleri, yüzyılın sonundaki nüfusun 10.1 milyarı geçeceği yönündeyken, yeni hesaplamalar bu tahmine 800 milyon daha fazla insan ekledi. Tahmin edilen yükselmenin en büyük nedeni ise Afrika’daki doğurganlık olarak gösterildi. BM, geçmişteki tahminlerinde Afrika’daki doğum oranlarının hızla düşüşe geçeceğini öne sürmüştü.

Araştırmada yer alan ABD Washington Üniversitesi istatistik ve sosyoloji profesörü Adrian Raftery, “Afrika’da doğurganlıktaki düşüş sandığımızdan daha geniş bir alanda yavaşladı veya durakladı. Bu nedenle Afrika nüfusu artacak” dedi.

Günümüzde Afrika nüfusu yaklaşık 1.1 milyar. Bu sayının 2100’de dörde katlanarak 4.2 milyar olması bekleniyor.

dünya nüfusu 2011 de 11 milyar olacak

İşte tam bu noktada dünya elitleri insanlara dünya nüfusunun çılgınca çoğaldığını söyleyip nüfus planlaması projesini devreye soktular. Sadece dünya devletlerine halklarının üzerinde nüfus kontrolüne zorlanmalarının haricinde genetiği değiştirilmiş gıda maddeleri ve aşılar üzerinden de “kısırlık” çerçevesinde başlatılan dev bir operasyondu aslında nüfus kontrolü meselesi.

Küresel elitler öylesine dirsek teması içindedirler ki bunu açık açıkta ifade etmenin hazzını yaşarlar.  Örneğin çocuklara uygulanan aşılar hususunda Gates vakfı büyük çabalar sağlar ve iddialara göre Gates Vakfının bu aşıları çocukların faydasına değil zararına.

Bu konuyu aşılar konusunda teferruatlıca anlatacağız ancak onun öncesinde Microsoft bilgisayar sistemlerinin kurucusu olan Bill Gates’in babası ve Gates vakfının onursal başkanı olan Sr.William H.Gates’in itiraf niteliğinde ki şu sözlerine kulak verelim ;

“Rockefeller vakfından aldığımız ilham ile bir GAVI enstrümanı olan Çocuk Aşıları Global Bütçesine 750 milyon dolarlık katkıyı tahhhüt ederek GAVI’yi başlatmıştır.”

Peki GAVI nedir ?

Efendim GAVI ALLIANCE, Türkçesi ile Küresel Aşı ve Aşılama Birliği isminde bir kuruluş ve bu kuruluşu kuran ise Gates Vakfından başkası değil. Gates vakfı ise yukarıda beyan ettiğimiz gibi ünlü bilgisayar yazılımcısı Bill Gates’den başkası değil.

http://2.bp.blogspot.com/-LY8eQ88kES8/VLN7pPCSfcI/AAAAAAAAGTg/vErqQweYNVI/s1600/bill-gates.jpg

Şimdi insan haliyle merak ediyor GAVI ALLIANCE organizasyonuna üye olan kimler var diye…. Değil mi ? (Onlar kendilerine üye değil bağışçı diyor)

O zaman merakınızı giderelim;

Dünya Bankası,

Dünya Sağlık Örgütü (WHO),

Uluslararası İlaç Fabrikaları Birliği (IFPMA),

UNICEF

Dünya Tohum Birliği Konfedarasyonu

Avustralya (AusAID)

Brezilya (EMBRAPA)

Kanada (CIDA)

CGIAR

Kolombiya (Tarım Bakanlığı)

DuPont/Pioneer Hi-Bred (Dünyanın en büyük patentli GDO tohum ve tarım kimyasalları devi)

Mısır (Tarım Bakanlığı)

Etiyopya

Gatsby Hayır Kurumu

Almanya

Gordon ve Betty Moore Vakfı

Gordon J. Hammersley Vakfı

Hindistan (Tarım Bakanlığı)

Uluslararası Tohum Federasyonu

İrlanda (Irish Aid)

İtalya (Dışişleri Bakanlığı)

Lillian Goldman Hayır Vakfı

Yeni Zelanda (Orman ve Tarım Bakanlığı)

Norveç (Dışişleri Bakanlığı)

Sam Spiegel Vakfı

Slovakya

İspanya

İsveç (Sida)

İsviçre (SDC)

Syngenta AG (İsviçre menşeli GDO tohum ve tarım kimyasalları şirketi)

Syngenta Vakfı

Systemwide Genetik Kaynaklar Programı

Birleşik Krallık Birleşmiş Milletler Vakfı

ABD (USAID)

Dünya Bankası – CGIAR

Gates Vakfı

ve tabi ki Rockefeller Vakfı

İddialara göre 1970 yılından bu yana Rockefeller Vakfının sağladığı bütçe ile Birleşmiş Milletler ve Dünya Sağlık Örgütü özel bir proje başlattılar. Bu projenin adı “Üreme Düzenlemesi Aşıları İşbirliği” ve bu proje sperm, yumurta engelleyici aşılar geliştirmek için oluşturulmuş bir proje.

Bir diğer ismi ile “Kısırlık Projesi” olarak düşünebilirsiniz.

Daha sonra Rockefeller vakfı kısırlık projesi için gözüne Gates vakfını ve kestiriyor ve bu sözde asil görevi Bill Gates’e teslim ediyor. Bill Gates’in ise bu görevi sonuna kadar özümsediğini bakın hangi sözlerle anlatıyor;

“dünya’da yaklaşık olarak 6,8 milyar insan yaşıyor ve bu rakam hızla büyümeye devam ediyor. öyle sanıyorum ki yakın gelecekte bu rakam 9 milyara ulaşacak. Sistemli bir aşılama programı ve sağlık hizmeti ile bunu %10-15 düzeyinde azaltabiliriz.”

Ha kısaca insanları kısırlaştıralım diyorsun yani ?

Evet! Tam da öyle diyor…

BBC’de ki bir belgeselde ki iddia ise daha da dehşet vericiydi.

“Kadınlar tetanoz aşılarının üzerimizde neden farklı etkileri olduğunu soruyordu. Aşıdan sonra adet döngülerimiz tamamen bozuldu. Bazılarımızın kanamaları ve düşükleri oldu, erken dönemde bebeklerini kaybettiler. Semptomlar, aşıdan hemen sonraki gün ya da hafta içerisinde başladı. 3-4 aylık hamile olanların düşükleri gerçekten tehlikeliydi.

Tayland’daki yerel bir topluluğun ifadesine göre, çocuklarına kimlik kartı alabilmek için, hamile kadınlara tetanoz aşısı zorla yaptırılıyor.

3. Dünya’nın kırsal kesimlerinin korkuları, kısırlık aşısı araştırmalarını görmezden gelen medyanın, efsane ya da dedikodu şeklinde lanse etmesi sonucu önemsenmiyor. Aşıların güvenli olduğunu iddia eden kuruluşlar, aynı zamanda nüfus azaltma çalışmaları yapan kuruluşlardır. UNICEF’den Etiyopyadaki güney uluslarının sağlığıyla ilgilenen bir yetkili Tersit Assefa diyor ki:

”Ortalarda aşıların kadınları kısırlaştıracağına dair dolanan saçma-sapan dedikodular var. Ama burada köyün yaşlıları, kadınları aşı olmaları için cesaretlendirmek için çalışıyor. İğne aşı yapmanın en bilindik yolu olsa da, Rockefeller derneğinin finansal destekleri sonucu yeni teknolojilerde geliştirildi. Ağız yoluyla alınabilen aşılar, sosyo-kültürel olarak daha kabul edilebilir bir alternatif olarak gözükmektedir. Diğer bir deyişle, aşıyı sıradan bir muz yiyerek almak, koluna bir iğne vurdurmaktan çok daha az dirençle karşılaşır.”

”Yenilebilir aşılar, edinmesi kolay, fiyatı uygun, saklaması kolay, bozulmayan ve sosyo-kültürel olarak özellikle fakir ülkeler tarafından kolaylıkla kabul edilebilen aşılardır. Başta sadece hastalıkların engellenmesi için geliştirilmiş olan bu aşılar, aynı zamanda bağışıklık sistemi hastalıklarının engellenmesi, doğum kontrolü ve benzeri amaçlar için de kullanım alanı bulmuştur.”

Dünya nüfusunun azaltılması projesine katkı sağlayan diğer argümanların başında ne yazık ki GDO’lu yani açılımı ile “Genetiği değiştirilmiş Gıdalar” geliyor ve tarım ilaçları, hormonlu etler, antibiyotikler, aşılar, ilaç kartellerinin ürettiği ilaçlar ve tabi ki kitabımızın da ana konusu olan Chemtrails…

İnsan metobolizmasının savunma mekanizmasını dört bir yandan saldırarak yok ettiklerine dair bir çok iddia dünya çapında pek çok araştırmacı tarafından artık ısrarla söylenmekten öteye gidip haykırılır hale geldi.

Yine iddialara göre Gates vakfı ve Rockefeller Vakfı’nın ortak çalışması ile çocuk aşıları üzerine yoğun mesai harcanıyor. Bunun sebebi ise yetişkin yaşlarda ki insanlara uygulanan aşıların yeterli seviye de etki yapmaması. Etki yapmıyor çünkü yetişkin bir bedende ki savunma mekanizması yaş ilerledikçe yerine oturmuş oluyor.

Ancak çocuklarda ise bedensel savunma mekanizması tam yerine oturmadığı için çocuklar 7 yaşına gelmeden (çoğunlukla 2 yaşına gelmeden) bağışıklık sistemine müdahele eden ve dna dizilimine zarar veren bir takım aşılar ile bedensel savunma sisteminin zarar görmesi sağlanıyor.

Bu sistemin asıl oyun kurucusu ise şüphesiz İngiliz Derin Devleti  dediğimiz yapıdır. Gates vakfı kurucusu Bill Gates ile İngiltere başbakanlarından David Cameron gizli bir görüşme yapmıştı.

Hani bizim anadolu da bir atasözü vardır,

“Bayram değil, seyran değil eniştem beni niye öptü?”

Öper! Çünkü bu öpücük hayra alamet değildir…

Bu öpücükten sonra ne oldu biliyor musunuz ?

İngiltere başbakanı David Cameron çıktı ve İngiliz vatandaşlarından topladığı tam 814 milyon İngiliz Pound’unu yoksul ülkelerde ki çocukların aşılanmasına bağışladığını açıkladı. Hatta bay Cameron’un söylediğine göre bu aşılamalar çocukların hayatlarını kurtaracakmış.

Ah kıyamam!!!! Sözde iyilik melekleri yoksul ülkelerde ki çocukları aşılıyorlar!

Ne için?

Yani şimdi siz kalkıp “Dünya Nüfusunu Azaltma Projesi” için “Aynı fikirdeyim” diyeceksiniz, Rockefeller ve ona bağlı bir çok kurumu “Dünya Nüfusu Azaltılmalı” ideolojisiyle destekleyeceksiniz, sonra da kalkıp çocukları aşılayıp sözde hayat kurtaracaksınız…

Peki ama nasıl ? Ne hayatı hocam ?

Dünya çapında pek çok araştırmacı kamyonlar dolusu belge ile aşıların içeriğinin kısırlığa yol açtığını ispatladığı halde ne hayatı kurtarması ?

Bu 2 ve 7 yaş arası çocukları aşılayarak onları kısırlaştırarak mı hayat kurtarıyorsunuz ?

Üremelerini engelleyerek mi ?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir