Kapat

AZERBAYCAN ORDUSUNUN HİLAL TAKTİĞİ, ERMENİLER’İ ŞAŞKINA ÇEVİRDİ

Herkese merhaba, 
Azerbaycan topraklarını işgal eden Ermeniler deyim yerindeyse son çırpınışlarını yaşıyor. 
Haksız, hukuksuz olarak silah zoruyla işgal edilen topraklardan biri de Zengilan bölgesiydi… 
Tam 28 yıl önce Ermeni çeteler tarafından işgal edilmişti. 
Ve Zengilan dün itibari ile artık yeniden Azerbaycan toprağı oldu. 
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Zengilan kent merkezi ve 6 köyü Ermenistan işgalinden geri alındığını açıkladı.


Halka seslenen Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Ermenistan ile yaşanan çatışmaları ve Ermenistan’ın sivil halka yönelik saldırıların bertaraf edildiğini ve Zengilan’ın artık özgürlüğüne kavuştuğunu söyledi. 
Aslında bugün Azerbaycan’ın Karabağ bölgesinde Ermeni ordularından temizlenen bölgelerine baktığınızda adeta tam bir Türk savaş taktiği ile yani hilal taktiği ile ilerlediğini görebilmek mümkün. 
Son olarak Zingilan’ın alınması da Türk ordusunun hilal taktiği ile Ermenileri sardığı ortada. 
Zengilan kent merkezi ve 6 köyü ile Fuzuli, Cebrail ve Hocavend’e bağlı 18 köyün işgalden hilal taktiği kullanılarak kurtarılmaya devam ediyor. 

Peki, neydi hilal taktiği ya da diğer adıyla Turan Taktiği… 
Elbette ki hilal taktiğini ilk kullanan Azerbaycan ordusu değildi. 
Hilal TaktiğiKurt Kapanı veya Turan Taktiği düşmanı çevreleyerek yok etmeyi amaçlayan bir askeri taktik. Osmanlı Devleti ve ondan önceki Türk devletleri tarafından sıklıkla kullanılırdı. Bu taktik meydan savaşlarında etkiliydi ve iki aşamalı olarak uygulanırdı: 
Nadir Şah’ın Malazgirt Meydan Muharebesinde, Alpraslan’ın Mohaç Meydan muharebesinde ve Kanuni Sultan Süleyman’ın ise bir çok savaşta Hilal taktiğini kullandığı biliyoruz. 


Ordu, savaş sırasında üç bölüme ayrılırdı.. Bu bölümler merkez, sağ ve sol olarak kendi içlerinde eşit oranda bölünürdü. 
Bölünme işlemi tamamlanınca merkezde kalan savaşçılar düşmana saldırır, bir süre çarpışır ve çok geçmeden hemen geri çekilerek kaçmaya başlardı. 
Tabi bu kaçış gerçek bir kaçma taktiği değildi, düşmanın peşinden gelmesi için yapılan sahte bir kaçış taktiğiydi. 
Hem kaçıyormuş gibi gözükürler, hem düşman peşlerinden gelsin diye at üstünde ok atmaya devam ederlerdi. 


Böylece geri çekilen askerlerin peşinden düşman ordusu büyük bir iştah ile yenilgiye uğrattık düşüncesiyle atağa kalkardı. 
Bir süre sonra düşman ordunun orta kısmına kadar çekilince sağ ve sol kanatta ki askerler düşman ordusunu her iki taraftanda sarar ve düşman ordusu çaresizce ortada kalırdı. 
Tıpkı bir hilal şeklini alan ordu, düşmanı hilalin içinde yani Turan kapanının içinde bırakmış olurdu ve düşman her tarafı sarıldığı için çaresiz kalırdı. 


Merkezde ki askerler düşman sağ ve sol kanatlardan iyice sarıldığında kaçmayı bırakır ve hemen geriye dönerek var gücüyle saldırırdı. 
Aslında bakmayın böyle basitçe anlattığımıza, hilal taktiği oldukça zordur ancak bugüne kadar  denenen savaşların büyük bir çoğunluğunda başarı sağlamıştır. 
Ve bugün de Azerbaycan ordumuzun ilerleyişinde Hilal taktiği şeklinde bir ilerleyiş görüyoruz. 
Varolsun yiğitler, zafer er ya da bizim olacak… 

 Vur kaç yapmış olan merkez kuvvet de, sağ ve sol cenahın kuşatmasıyla birlikte, kaçmayı bırakıp merkezdeki yerini alarak düşman ordusunu tam bir ablukaya alır. Yapılması oldukça zor olmakla birlikte kesin sonuç vermesiyle bilinen ve Türk ordularının uyguladığı, az kuvvetlerle yüksek sayılı düşmanların yenilebileceği bir taktiktir. 

0 0 0 0 0 0

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir