DEPREM ÖNCESİ DUYULAN GİZEMLİ SESLER!

Büyük marmara depremi….

Bilim insanlarının sık sık uyarı yaptığı ve 7 üzerinde deprem olur dediği,

 beklenen ama zamanı bilinmeyen büyük  deprem…

Marmara bölgesinin fay hatlarının yoğun bulunduğu bir coğrafyada olduğunu bilmeyen yok!

İşte o nedenle bu bölgede yaşayan pek çok kişi adeta diken üzerinde yaşıyor!

Ki uzmanlar da özellikle istanbul için sürekli teyakkuzda olunması gerektiğini söylüyor.

14 Nisan 2020 Tarihinde gece yarısında,

 İstanbul başta olmak üzere Marmara bölgesini kapsayan,

 Kandilli Rasathanesi verilerine göre 4,1 şiddetinde deprem meydana gelmişti!

Ancak gece yarısı gerçekleşen bu deprem beraberinde pek çok iddiayı da getirmişti!

Çünkü insanlar depremden önce ve depremden sonra esrarengiz bir uğultu duyduğunu iddia ediyor ve iddialarını ise uğultu sesini çektikleri videolar ile destekliyorlardı…

Peki ama bu uğultunun sırrı neydi?

Depremin olduğu gecenin öncesi bir çok kişi özellikle İstanbul’da yüksek seviyede bir uğultu duymuşlar ve bu sesleri videolara çekmişlerdi…

Ancak ilginçler bu kadarla da sınırlı değildi…

Daha gizemli sesin nerden geldiği anlaşılamamışken, başka şeylerde olmuştu depremin öncesinde…

Örneğin depremden 14 gün önce yani Nisan ayının girmesiyle birlikte onlarca kişi, gökyüzünde garip cisimler gördüğünü söylüyor ve videolar paylaşıyordu…

Görülen bu ışıklı cisimlerin bilinçli hareket ve manevralar yapması ise oldukça dikkat çekiciydi..

Kimileri bu görüntülere Ufo, Uzaylı derken kimileri ise ışık kırınımlarının yol açtığı anomali olarak değerlendirdi, ama ne olduğu tam olarak hiç bir zaman anlaşılamadı…

13 Nisan gününe gelindiğinde ise gökyüzü bu kez sessizdi…

Gizemli hareket eden ışıklar yoktu… 

Yıldızlar ise her zamankinden daha az seçilebiliyordu ve sönük gözüküyordu…

Geceye doğru ise herkesi korkutan o gizemli ses ortaya çıktı…

Sırrı çözülemeyen gizemli sesin hemen ardından aynı gece İstanbul Arnavutköy açıklarında 4,1 şiddetinde deprem meydana geldi…

Depremin gece yarısı oluşu 17 Ağustos depremini hatırlattı, ancak sadece saati değildi 17 Ağustos’u hatırlatan çünkü o günleri yaşayan ve bir çok görgü şahidi büyük depremden önce büyük bir uğultunun geldiğini ifade etmişlerdi…

Diğer taraftan başka bir iddia daha vardı…

Bu iddiada ki rastlantılar ise insanı gerçekten ürpertiyordu…

Bu iddiaya göre Allah Resulü Hz.muhammed efendimizin bir hadisi gerçekleşiyordu…

Kıyamet vaktine yakın bir zamanda ortaya çıkacak gizemli bir sesten haber veriyordu Allah resulu…

Ve diyordu ki Ramazan ayının 15’inde ve Cuma günü kuşluk vaktinde bir sayha, yani gökten gelen bir ses olur… Bu olay ramazan ayının ilk gününün cumaya denk geldiği sene de olur…

Ve çok enteresan şekilde bu sene de ramazan ayı 24 Nisan’a denk geliyor!

Yani tıpkı hadisi şerifte söylendiği gibi Ramazan’ın ilk günü 24 Nisan Cuma gününe denk geliyor

Ramazan ayının 15’inci günü 8 Mayıs’da yine Cuma’ya denk geliyor….

Ancak bir husus daha var, şayet bu gizemli sesler Allah resulünün bahsettiği sesler ise bu sesler aslında gelecek olan çok daha büyük bir sesin habercisidir…

Çünkü hadise göre ilk önce haberci olan sesler duyulacak ve arkasından çok  daha korkunç, çok daha büyük bir ses gelecek…

Dahası da var, anlatılanlara göre bu sesler Hz.Mehdi’nin gelişinden önce gerçekleşecek hadiselerin bir kısmı ve daha sonra ise yine aynı zamanda çok parlak olan bir yıldızın görüleceği ve yıldızın yok olacağı, sonra da Hz.Mehdi’nin çıkacağı söyleniyor…

Tamda anlatıldığı gibi bu yıl ramazan’ın birinci günü 24 Nisan Cuma’ya, ramazan’ın 15’inci günü 8 Mayıs Cuma’ya denk geliyor ve yine bilim insanları Atlas yıldızının Nisan ayında dünyaya çok yaklaşacağını ve yeşilimsi bir renk alacağını söylemişti…

Ama ne oldu biliyor musunuz ? Tıpkı hadisi şerifte söylendiği gibi Atlas yıldızı önce yeşil bir renk aldı ve sonra bilinmeyen bir nedenden  dolayı parçalanarak yok oldu!

Elbette ki söz konusu Allah resülu olunca insanın iki kere düşünmesi gerekiyor!

Zira onun muhterem zatı hakkında yanlış bir kelam etmemek için kelimeleri seçerek kullanmak gerek!

Bu nedenle bu hadisi şerifi kökten inkar etmenin doğru olmayacağını düşünüyoruz!

Lakin diğer taraftan da Allah biz kullarına,  düşünesiniz diye akıl fikir ihsan ettim diyor!

O halde düşünüp sorgulayalım…

Birincisi hadisi ilk nakleden kişi Nuaym bin Hammad   

pek çok islam alimi Nuaym bin hammad’ın naklettiği hadisleri doğru bulmamış ve bir çoğunu da uydurma olarak nitelemişlerdir. Yani yukarıda anlattığımız hadisin sahihliği tartışmalıdır

Diğer taraftan bu hadisi farklı şekilde anlatan bir başka hadis alimi Taberani’dir ve Mucemül Kebir isimli eserinin 18. cildi 332′.ci sayfasında izah etmiştir. Taberani ise Nuaym bin Hammad’a göre daha makbul sayılmıştır.

Olaylar zinciri şuan tıpkı hadisi şerifte anlatıldığı gibi cereyan etmektedir.. İki cumanın tam da hadiste belirtildiği gibi bulunması, parlayan kuyruklu yıldızın parçalanması, üstelik de yine İslam’ın rengi olarak kabul edilen yeşil renginde olması elbette ki şaşkınlık vericidir..

Lakin tüm bunların yanı sıra, bilim adamlarının da bu konuda açıklamalarını yabana atmamak gerek!

Örneğin Depremin yaşandığındığı saatlerde kayıtta olan bir başka kurum vardı…

Sismolojik araştırma yapan ve depremlerin seslerini kaydeden Irıs…

Bu kurum 14 Nisan gece yarısında gerçekleşen 4,1 şiddetinde ki Arnavutköy depremini de kaydetmişti..

İlginç olan ise depremin sesi ile, depremden önce ve sonra ortaya çıkan gizemli uğultunun birbirine çok benziyor olmasıydı…

Yine dünyanın başka yerlerinde de gerçekleşen depremlerin sesleri kaydediliyor…

Ve kaydedilen bu deprem sesleri dinlendiğinde eğer şiddet seviyesi birbirine yakınsa sesler de hemen hemen birbirine çok benziyor.

Potdam Alman yer bilimleri araştırma merkezi görevlisi sismolog Simone Cesga özellikle istanbul ve bir çok dünya ülkesinde duyulan seslerin asıl sebebinin Hint okyanusunun dibinde ki bir magma rezervuarından kaynaklandığını söyledi…

Yani yer altında ki su yanardağları ve büyük plakalar harekete geçiyor, bunlardan ortaya çıkan titreşimler gökyüzüne yayılıyor ve gökyüzünde bulunan obruklar diğer bir deyişle tüneller le bir çok bölgeye yayılıyordu…

İstanbul’da deprem süresince duyulan ses de, yer altı tabakalarından kaynaklı olması muhtemeldi.

Bilimsel açıdan bakarsak bu açıklama çok daha mantıklı geliyor!

Ancak birde işin bambaşka bir rengi var! HAARP…

Nisan ayının başından beri HAARP gemisinin Akdeniz ve Ege dolaylarında gezindiğini biliyoruz… Daha önce bir çok uzmanın ortaya attığı iddiaya göre ise HAARP elektromanyetik sinyalleri iyonosfere gönderiyor, iyonesferde toplanan elektromanyetik sinyaller ise şiddetli bir uğultu çıkmasına sebep oluyor, daha sonra iyonosferde toplanan bu güçlü sinyaller ile faylara müdahale ediliyor.. İşte bu uğultu şeklinde ki sesler de iyonosferden yer kabuğunda ki fay plakalarına elektromanyetik sinyaller gönderirken oluşan ses dalgaları…

Elbette iddialar oldukça çeşitli, hangisine inanacağımız ise,  bizim bilinç ve inanç seviyemize bağlı!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir