Kapat

DOLAYLI SAVAŞLAR ve SAVAŞÇILARI

Malumunuz corona virüs (Covid-19) Çin’de ortaya çıkmış ve bütün dünyayı
etkisi altına almıştır. Öyle ki dünyanın ileri gelen ülkeleri bile ciddi kayıplar vermiş,
maddi ve manevi derin yaralar almıştır. Eğri oturup doğru konuşmak gerekirse
ülkemiz pandemi sürecini gayet iyi yönetti. Sağlık bakanımız, hassasiyeti, alçak
gönüllülüğü ve şeffaflığı ile gönüllere taht kurdu.

Elbette ki yanlış ya da eksik politikalar da izlenmedi değil. Mesela sağlık
çalışanlarına tavan puan üzerinden üç aylık ek ikramiye muazzam derecede yerinde
fakat eksikti. Çünkü hijyenin inanılmaz bir şekilde önem kazandığı bu dönemde
temizlik personeli, hastaları en önde karşılayan danışma, veri giriş ve tıbbi
sekreterler, içeriye alınmadığı için hasta yakınlarınca darp edilen güvenlik görevlileri,
gecesini gündüzüne katan ambulans ekipleri, eczacılar ve daha niceleri sağlık
çalışanı olarak nitelendirilmedi. Üstelik gelir düzeyleri kastedilen sağlık
çalışanlarından oldukça düşük olmasına rağmen..

Tüm fedakarlıklarına karşılık onlara sağlık çalışanı denilmedi ama Türkiye’ de
Covid-19 tanısı alan 3 bin 400 küsür sağlık çalışanın sadece hekim ve hemşirelerden
ibaret olmadığı da bilinmektedir. Bu da ince bir çelişki. Bu konuyla ilgili yeni
çalışmalar yapılır mı bilinmez ama mesele sadece ikramiye değil, olmamalı da.
Nitekim bu sağlık çalışanlarının talebi değildi. Çünkü bu görünmeyen bir düşmana
karşı verilen bir mücadele. Adeta bir savaş. Bilirsiniz her Türk asker doğar ve söz
konusu vatansa gerisi teferruattır ilkesiyle her gün daha da gururla görevlerini
sürdüreceklerdir.

Anlamlandıramadığım bir diğer konu ise geçmiş tüketim ortalamasına göre
gönderilen faturalar ki bu faturalar diğer aylara nazaran daha yüksekti. Diyelim ki
yapılan mukayese doğru. Peki vatandaşın geçmiş yıllardaki gelir ortalaması ile
mevcut durumdaki geliri aynı olabilir mi? Gıda ve temizlik sektörü hariç işleri yolunda
giden var mı? Ha bide maske satıcıları ve fırsatçılar.. Neyse ki onun önüne geçildi..
Benim bu konuda kişisel fikrim eşitlikten çok adaletin işlemesi. Herkese belirli
bir oranda yardım yerine kimin neye ihtiyacı var o sorgulanmalı.

Tabi ki sorgulanması gereken çok şey var. Durduk yere nerden çıktı bu
Corona virüs? Gerçekten yarasalardan mı, pangolinden mi? Ya da birileri bilimi
kötüye kullanıp laboratuvar ortamında üretti ve tüm dünyaya savaş mı açtı?
2012 Londra olimpiyat oyunları görsel şovunda pandemi süreci ile ilgili olarak
tüm dünyanın gözünün önünde hazırlanan gösteride büyük bir virüs, çocuk hasta
yatakları ve sağlık çalışanları konu edilmiş ve aslında dünyaya büyük bir mesaj
verilmişti. İzlemenizi tavsiye ederim.

Bill Gates’in dediği gibi “füzeler olmayacak, mikroplar olacak.” Bu sözler tam
beş yıl önce söylendi. Peki biz bilimi neden iyiye kullanamıyoruz veya geç kalıyoruz.
Zehir varsa panzehir de olması gerekmez mi? Eğer bu bir savaşsa öngörülü davranıp
strateji geliştirmek gerekmez mi? Ki bu ancak bilimin ışığında eğitime önem vererek
olur.

Tabi ki tedbirli olmak, yakalanmamak gibi kozlarımız var. Ancak birileri size
bilimle savaş açıyorsa savunmada kalmak yetmez. Gelmiş geçmiş en etkili silahı
“bilimi” kullanarak, Bilim insanlarına her bakımdan destek olarak karşı saldırıya
geçmemiz lazım. Çünkü bu dolaylı savaşları sadece bilim insanlarıyla kazanabiliriz.

Adaletsizlik medeniyeti mahveder.
/ ibn-i Haldun /

Hatice TAÇKIN

0 0 0 0 0 0

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir