Kapat

DÜNYANIN KADERİNİ DEĞİŞTİRECEKKEN YOK EDİLEN 5 BULUŞ

Bugün dünya toplumunun büyük bir bölümü hastalıklar ile mücadele ediyor. Bizleri hasta eden o kadar çok detay var ki sanırım burada saymaya kalksak bunu başaramayız. 

Dünya üzerinde öyle buluşlar var ki  hayata geçmiş olsaydı,  engellenmemiş olsaydı gerçekten hem insanlığın hem dünyanın kaderi değişebilirdi. İşte bu videoda belki de insanlığın geleceğini değiştirecek buluşlara imza atan ama hayata geçiremeden öldürülen 5 kişiden ve 5 buluştan bahsedeceğiz… 

1. Starlite

Maurice Ward 

DÜNYANIN KADERİNİ DEĞİŞTİRECEKKEN YOK EDİLEN 5 BULUŞ arasında Amatör bir kimyager olan Maurice Ward  tarafından 1980 yılında icat edildi. Çok sağlam bir yapıya sahip olan starlite’ın nükleer patlamalara karşı bile dayanıklı olduğu söyleniyordu.  Kompleks plastikten oluşan madde, toplamda 21 adet polimer, kopolimer ve az miktarda da seramikten meydana geliyordu.

Yapılan bir deneyde, çiğ bir yumurta Starlite ile kaplanıp 1.200°C sıcaklığa maruz bırakıldı fakat yumurta pişecek kadar bile ısınmadı. Diğer bir deneyde ise Starlite maddesi tam 10.000°C sıcaklıktaki lazer ışınlarına maruz bırakıldı fakat madde en ufak bir zarar görmedi.

Starlite, başta hükümetler ve ulusal hükümetler olmak üzere birçok kişinin ilgisini çekti fakat ticari amaçla satışa çıkmasına fırsat kalmadan Kimyager Maurice Ward’ın ölmesiyle beraber bu garip kimyasal formül de kayboldu.

Kim bilir? Formül belki de devletlerin gizli birimleri tarafında geliştiriliyordur ama hayırlı bir amaç için kullanılacağı meçhul!

2. Sloot Dijital Kodlama

Jan Sloot – DÜNYANIN KADERİNİ DEĞİŞTİRECEKKEN YOK EDİLEN 5 BULUŞ

DÜNYANIN KADERİNİ DEĞİŞTİRECEKKEN YOK EDİLEN 5 BULUŞ’dan biri de Sloot Kodlamasıydı. 1990’lı yılların sonunda Jan Sloot ismindeki Hollandalı bir teknisyen, veri sıkıştırma teknolojisinde devrim yaratacak bir buluşa imza attı.

Sloot’un dijital kodlama sistemine göre birkaç gb büyüklüğündeki bir veri, bu sistem ile yalnızca 8 kb boyutuna düşürülebiliyordu.

Jan Sloot, tam 16 adet filmi sadece 64 kb’lık bir çipin içine sığdırmayı başardı ve hepsini sorunsuz bir biçimde çalıştırdı.

Slolt’un teknolojisi her yönüyle günümüz veri sıkıştırma teknolojilerinden çok üstündü. Günümüzde winrar ya da benzeri yazılımlar ile sıkıştırılan dosyaların çalıştırılabilmesi için öncelikle, sıkıştırmadan önceki boyutuna geri döndürülmesi için dışarı çıkarılması gerekmektedir. Ancak Jan Sloot, kodladığı sistem sayesinde sıkıştırmış olduğu filmleri hiç bir ara işleme gerek duymadan, hard disk yardımı ile oynatabilmişti.

Bu sistemin tamamen kodlanıp son halin almasına sadece 2 gün kala, Sloot evinin bahçesine kalbine ateş edilerek öldürülmüş olarak bulundu. Kodladığı sistem ise asla kurtarılamadı çünü kodları barındırdığı bellek, Sloot’un ölümünden hemen sonra kullanılmayacak şekilde zarar görmüştü.

3. OGLE KARBATÖRÜ

Kendi halinde bir oto tamircisi olan Tom Ogle, 1970’li yıllarda arabanın yakıt verimliliğini arttıran bir alet icat ettiğini söyledi. DÜNYANIN KADERİNİ DEĞİŞTİRECEKKEN YOK EDİLEN 5 BULUŞ serimizin belki de en ilginç maddesi bu olabilir.

Siyah bir kutu içerisindeki bu alet, geleneksel yakıt pompası ve karbüratörle, gaz halindeki yakıta yüksek basınç uygulama prensibiyle çalışıyordu.

Ogle, medyaya yaptığı bir gösteride 320 km mesafeyi yalnızca 7,5 lt yakıtla tamamladı. Bu gelişmeden sonra petrol şirketleri Ogle’ye bu aletten üretip satmaması için milyonlarca dolar teklif etti. Ancak Ogle idealleri doğrultusunda tüm teklifleri reddetti çünkü Ogle’ın en büyük hayali kendi arabasını üretmekti. 

Tom Ogle, 1981 yılında faili meçhul bir cinyate kurban gitti. Vurularak öldürülen Ogle’ın icat ettiği siyah kutuya ise ne olduğu bilinmiyor.

1885 yılından buyana, dünya üzerinde kullanılan motor teknolojisinin hala aynı yakıt üzerine kurulu olması sizce de tesadüf mü?

4. KANSERE ÇARE BULDU ÖLDÜRÜLDÜ 

DÜNYANIN KADERİNİ DEĞİŞTİRECEKKEN YOK EDİLEN 5 BULUŞ’un en önemli maddesi şüphesiz ki bu maddedir. 1888 doğumlu Dr. Royal Raymond Rife, yirminci yüzyılın en büyük dâhilerinden biriydi. Dr. Rife koordinatları ayarlanabilen özel bir rezonans tekniği geliştirmişti. 

Dr. Rife, 1920’li yıllarda icat ettiği bir teknoloji sayesinde yaşayan virüsleri tespit ve yok etmeyi başarmış ve belki de icat ettiği bu alet ile virüsleri çıplak gözle görebilen ilk bilim adamı olmuştu.   

Bu teknik ile önce kanserli tümörleri ve virüsleri tespit ediyor, sonra virüslerin hâkim olduğu hücrelere ters frekans dediği bir akım göndererek virüsleri ortadan kaldırıp hücrenin kendini yenilemesini sağlıyordu. 

Kaliforniya Üniversitesi’nde yapılan deneylerde ölümcül kanser vakası teşhisi konmuş on altı hasta üzerinde, geliştirdiği tekniği kullanan Dr. Rife, sadece 3 ay içerisinde bu on altı hastanın tümünü iyileştirmişti ki bugün 2021 yılındayız ve hâlen kanserin tedavisi bulunmaya çalışılıyor!  

Dr. Rife 1971 yılında alkol zehirlenmesi teşhisi ile öldü. Fakat hem ailesi hem arkadaşları itiraz ederek bir önce ki gün geç saatlere kadar çalıştığını bunun mümkün olmayacağını söyledi ve yeniden otopsi yapılmasını istediler. Ancak yapılan otopsi de kanında ölümüne yol açacak kadar alkol bulunmadı. Fakat yine de böylesine çalışkan bir bilim insanının ölüm nedeni alkol zehirlenmesi olarak geçti. 

Ölümünden sonra kanseri tedavi edebilen bu buluşu değerlendirmek isteyen Amerikan Tıp Derneği kurucusu olan Dr. Milbank Johnson’un konuya el attı ve geliştirmeye devam etti. 

O da bir düzine kanserli hastayı doktor rife’in yöntemiyle tedavi etmişti. 3 klasör tutacak rapor hazırlamıştı ve bir hafta sonra tüm kamuoyuna açıklayacaktı. Ancak o da dr. rife gibi zehirlenerek hayatını kaybetti. 

Bu ölümden sonra gazetelere Dr. Nemesis isminde bir kişi röportaj verdi. Bu kişi Dr. Rife’in yakın arkadaşıydı ve tüm çalışmalar benim laboratuvarımda yedekli halde bekliyor araştırmak isteyen tüm arkadaşlarımıza bilgi kaynağı açıktır dedi. 

Röportaj yayınlandıktan bir gün sonra onun da laboratuvarında bir yangın çıktı ve tüm çalışmaları kül oldu. Ve ilginçliğe bakın ki o da yangında hayatını kaybetmişti. 

Ayrıca Dr.Rife hakkında daha detaylı bilgi için daha önce kaleme almış olduğumuz yazıya ŞURADAN bakabilirsiniz.

5 . OTİZMİN ÇARESİNİ BULDU

Dr. Bradstreet, bir molekül bulmuştu, bu molekül insan vücudunda doğal olarak var ve insan vücudunda ki tüm rahatsızlıklara çare bulabilir diyordu. Ve ekliyordu, bizler sağlıklı beslenmediğimiz için bu molekülü köreltiyoruz ve ortaya çıkmasını engelliyoruz. Ve sonra bu molekülü ortaya çıkaracak bir tedavi yöntemi bulduğunu ve otizmi iyileştirebildiğini iddia etti. 

Ancak bu açıklama onun hayatına maal olmuştu. 

Dr. Bradstreet, tıpkı doktor Dr. Rife ve Nikola Tesla gibi insanların hayrına olan çalışmalar yürüttükleri sırada katledildi. Kanser, HIV virüsü ve otizm üzerine önemli çalışmalar yapan, GcMAF ismindeki molekül üzerinde ciddi araştırmalar gerçekleştiren Dr. Bradstreet göğsünden vurulup bir nehre atıldı. Üstelik çaresizce… Üstelik kimsesiz gibi…

Kim ne istemişti ondan? Kanser, HIV virüsü ve otizmin çaresini arayan bir umut ışığıydı o. Ancak onun da yaşamasına izin vermediler…

Dikkat : Bu yazı Kursad Berkkan’ın ŞURADA yayınlanan videosundan alınmıştır izlemek için TIKLAYIN

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: