HİTLER’İN BİYOLOJİK SİLAH DENEYLERİ (BÖLÜM 1)

Dr. Josef Mengele, ölüm kampı Auschwitz’de çalışıyordu. Kampa gelenlerin hangilerinin yaşaması, hangilerinin gaz odasına gönderilmesi seçimini yapan da oydu. Hitler’in “üstün ırk” tezine uygun olarak, özellikle ikiz çocukları kobay gibi kullanıyordu. Savaşın bitiminden sonra tüm Nazi avcılarını aldatarak, izini kaybettirdi. Bu dünyada suçlarının cezasını çekmeden ölüp gitti. 1978’da Brezilya’da öldü, dünya bunu ancak 1985’de öğrenebildi.

Savaş bittiğinde Rus askerleri 27 Ocak 1945’de saat 3’te Auschwitz ile Birkenau ölüm kampının kapısına vardılar. SS subaylarının öldürdüğü 650 kişinin cesediyle karşılaştılar. O sırada Mengele, 200 mil uzakta, kuzeybatıdaki bir başka kampa gitmişti. Burası Gross Rosen’di. Burada 1942’den beri Rus savaş esirleri üzerinde biyolojik silah deneyleri yapılıyordu. Rus askerleri oraya da gelmeden Mengele kaçtı.

Mengele’nin yardımcısı genetik profesörü Otmar Freiherr von Verschuer, tüm dökümanları yok etti. Mengele ise düzenli bir Alman ordusuna katılıp, SS üniformasını değiştirdi. Rusların yenileceğini umarak bir süre Çekoslovakya’da kaldı.

Fakat Kızıl Ordu’nun durdurulması olanaksızdı. Mengele ile yeni birliği daha batıya kaçmaya başladılar. Motorize bir Alman sahra hastanesine rastladılar. Orada Dr. Hans Otto Kahler, Mengele’yi hemen tanıdı çünkü Mengele’nin ikiz deneyleri için o da işin içine karışmıştı. Aynı gün radyo Hitler’in intihar ettiğini duyurdu.

Mengele, habere inanmamıştı. Müttefiklere yakalanmaktan korkan Mengele, Auswiczh’ de tuttuğu, korkunç deneylere ilişkin notlarını hastanede çok güvendiği bir hemşireye emanet etti (Mengele hatıralarında bu kadının ismini belirtmemiştir). Tekrar batıya doğru gitmeyi sürdürdüler. 8 Mayıs 1945’te Almanya koşulsuz teslim olduğunu belirten anlaşmayı imzaladı.

Mengele Çekoslovakya sınırından o zamanki adıyla Saksonya’ya geçti. Bu arada 15.000 Alman askeri Rus ile Amerikan askerlerinin ortasına sıkışmıştı. Mengele’nin birliği ormanda saklanıyordu. Albay Fritz Ulmann, onun SS subayı olmasından kuşkulanmıştı. 15 Haziran’da Amerikan askerleri ormana girdiler, 10.000 Alman askerini esir aldılar. Ama Mengele aralarında yoktu. Amerikalıları aldatıp, Bavyera’ya kaçmıştı.

Özgürlüğü uzun sürmedi, Amerikalılar her yeri kuşattılar, Mengele yakalandı. Ama Amerikalılar onun SS subayı olduğunu anlamadıkları için fazla önem vermediler (SS subayları sırtlarına bir dövme yaptırırlarmış, Mengele bu dövmeyi yaptırmadığı için Amerikalıları yanıltmıştı).

Yakalanmaktan çok korkan Mengele depresyona girmişti. Ağustos 1945’te serbest bırakıldı. veteriner dostu Albert Miller’in evine gitti. Fakat Dr. Miller tutuklandı, o sırada Mengele arka odalardan birinde saklanıyordu. Miller’in yakalanması onu korkutmuştu, Auschwitz notlarını verdiği hemşireyi bulmak için tehlikeli bir yolculuğu göze alarak, gece Rus bölgesine doğru yola çıktı.

Bu sırada Miller’in karısı Mengele’nin erkek kardeşi Karl’a onun sağ olduğunu söylemişti, Karl’da bunu Mengele’nin karısına anlattı tüm aile Mengele’nin sağ olduğunu öğrenmiş oldu. Amerikalılar Mengele’yi ararken, o değerli notlarını bulmuş, Rus bölgesinden dönüyordu. Münih’e gidip, güvendiği arkadaşlarının apartmanında saklandı. Burada ona çiftçi olarak iş bulmayı planladılar. İsmini de Fritz Ulmann olarak değiştirdi. Uzun süre  Georg ile Maria Fischer adlı karı kocanın olan çiftlikte, küçük, ahır gibi bir yerde çalıştı. Maria Fischer, o yılları gayet iyi hatırlıyor, sonradan : ”sabah 6.30’da kalkardı, güçlü kuvvetliydi ama süt sağmayı bilmiyordu, ortalığı temizler, ormanda çalışır, ağaç keserdi”. diye anlatmıştır. Zamanla Georg ile Maria, tahsilli konuşmasından, iş yapmaya alışık olmayan ellerinden, onun bir şeyler sakladığını, dahası pis bir Nazi olduğunu çıkarımsadılar. Ama bu onları ilgilendirmiyordu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir