Kapat

HZ.YUSUF’UN GEZEGENLERİ! ASIRLAR ÖNCE 11 GEZEGENİ TARİF EDİYOR!

Kur’an’ın Batıni yönünü inceleyecek olursak görürüz ki zahirin yanı sıra Batıni anlamda pek çok şifrelenmiş bilgi bizlere sunulmuştur. Bunlardan bir tanesi de işari mana taşıyan Yusuf suresidir ki teknolojinin hiçbir çeşidinin bulunmadığı o yıllarda Hz.Yusuf’un rüyası bize kozmolojik olarak Batıni manada bilgileri sunmaktadır.

Rastlantısallığı kabul etmeyecek kadar açık ve net olan ayet de Yusuf Suresi’ndedir. Bu sure gerçekten de özeldir ve adeta bizim dünyamızında içinde bulunduğu Güneş Sistemi’ni anlatmaktadır.

Nasıl mı?

Yusuf Suresi Kur’an’ı Kerim’e göre ON İKİNCİ suredir ve ayette anlatılan kıssa gerçekten de hayret vericidir.

Yusuf Aleyhisselamın ON BİR kardeşi vardır ve ON İKİNCİ kardeş ise Yusuf Aleyhisselamın ta kendisidir. Şimdi ayete bir göz atalım;

Yusuf Suresi / 4

“Bir vakit Yusuf babasına; babacığım ben rüyamda on bir gezegen ile güneşi ve ayı gördüm. Gördüm ki onlar bana secde ediyorlardı.”

Yakın zamana dek gezegenlerin sayısı dokuz olarak biliniyordu ve okul kitaplarına varana kadar bu şekilde öğretiliyordu. Ancak Kur’an “Hayır 12 gezegen var” mesajını Yusuf suresinde 1400 yıl önce göndermişti bile.

Dokuz olarak bilinen gezegen sayısı 1976’dan sonra ise 12’ye çıkmıştır. İlk tespit edilen 9 gezegen Merkür, Venüs, Dünya, Mars, Jüpiter, Satürn, Uranüs ve Neptün’dür, ancak daha sonra ise Plüton, Haumea, Makemake Eris isimli astreoit kuşağında bulunan gezegenler eklenmiştir.

Şimdi diyeceksiniz ki “Bir de ‘Ceres’ diye bir gezgenimiz var, o ne olacak?”

Üzgünüm ama onu bilim adamları artık gezegen yerine saymıyorlar ve astroit olarak sınıflandırıyorlar. Bazı iddialara göre ise – kalbi kırılmasın diye midir bilinmez – cüce gezegen olarak sınıflandırılmaktadır.

Görülmektedir ki Kur’an-ı Kerim aslında bize birçok ayetinde dünya dışı yaşamı anlatmaktadır ve diğer gezegenlerdeki hayat belirtisine işaret etmektedir.

Dünya Dışı Yaşam söz konusu olduğunda topu taca atmanın en kolay yolunu seçenler şöyle derler;

“İnsan evrende en üstün ve en zeki varlıktır.”

Ama Kur’an sizi yalanlıyor…

Zihnimizin kavradığı yaratılmışlardan üstün olduğumuzu düşünebilirsiniz, mesela bitkiler, hayvanlar, melekler, cinler vs…

Burada itirazlar gelebilir diye hemen açıklayalım ki bitkiler ve hayvanlardan daha şuurlu varlıklar olduğumuz su götürmez gerçektir.

Melekler hususunda ise yine Kur’an-ı Kerim’de meleklerin insana secde ettiği (boyun eğdiği) bildirilir.

Peki ya cinler?

Onlar ise Kur’an’ı bir insandan öğrenmişlerdir. (Hz.Muhammed) Bunun yanı sıra yine Kur’an’da Hz.Süleyman’ın ise cinleri emrinin altına alarak kullandığı anlatılmaktadır ki bu da İnsanın cinlerden de üstün varlık olduğunu göstermektedir.

Fakat Kur’an-ı Kerim burada noktayı yine ayetle koymuştur;

İsra Suresi / 70

“And olsun ki biz insanoğlunu yarattıklarımızın pek çoğundan üstün kıldık!”

Dünya dışı yaşamı ve dünya dışında yaşayan uzaylı diye tabir ettiğimiz varlıkların olabileceğini, onların bizden daha gelişmiş ve üstün olduğunu kabul etmeyenlere ayet aslında güzel bir cevaptır ve kaldı ki günümüzde maymunların hafızasının insanların hafızasından daha kuvvetli olduğu deneylerle ispatlanmışken, halen neden insan kendine karşı böylesine üstünlük taslar bilinmez.

Kaldı ki Kur’an-ı Kerim’de “biz insanı her yönden çok üstün yarattık” gibi bir ibare yok ve aksine İsra 70’de “Pek çoğundan” üstün kılındığı anlatılıyor.

Demek ki bizden üstün olan varlıklar mevcuttur…

Bir başka ayette şöyle diyor;

Neml Suresi /87

“Sûra üfürüldüğünde, Allah’ın dilediği dışında kalan herkes; göklerdekiler ve yerdekiler dehşet içinde kalacaklar…”

Şimdi sormak gerekiyor…

Ayette “Göktekiler” kelimesi bizim “uzay” dediğimiz alanı temsil ettiğinden hareketle akıl bilinci olmayan varlıklar neden dehşet içinde kalsın?

Demek ki başka gezegenlerde de hayat vardır ve idrak sahibi varlıklar Allah’ın gazabını görünce korkularından dehşet içinde kalacaklardır. Zira Allah yukarıdaki ayetlerde de olduğu gibi dünya dışında da başka gezegenlerde hayatlar var etmeye müktedirdir.

KÜN FE YEKÜN/OL DER OLUVERİR!

Sözünden hareketle yaratım kudretinin sahibi elbette 370 milyar gezegenin içersinde başka varlıklar yaratmaya da kadirdir. Yoksa başlıkta dediğimiz gibi tüm bu gezegenleri küçücük bir dünyada (diğer birçoklarına nazaran) bir tek bizim için mi yarattı? Böyle düşünürsek bu biraz kibir, biraz bencillik ve ayete (İsra 70) karşı çıkmak olmaz mı?

Oysa pek çok karşılaşmada dünya dışından gelen uzaylılar dediğimiz canlılar da bizler gibi Tek bir Tanrı’ya inandıklarını söylemişlerdir.

0 0 0 0 0 0

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir