Kapat

KIRLANGIÇ BALIĞI NAM-I DİĞER DERVİŞ BALIK

Kırlangıç balığına “Derviş Balığı” da derlermiş. Neden acaba? Günümüzde açıklaması şöyle yapılıyor:
– “Kırlangıç balığı su yüzüne çıkınca hava keselerinden uğuldamaya benzer ses çıkar bu sebeple balıkçılar arasında derviş balığı olarak da bilinir.”
Uğuldama ile dervişlik arasında bir bağ kurabilmek imkansız. Belki bu cümleleri yazanlar da işin aslını bilmiyorlar. Osmanlı devrine ait bir gazetede yayınlanmış okur mektubu benim için mevzuyu anlaşılır hale getirdi. Osmanlı insanı duyduğu sesi uğuldama olarak algılamıyormuş, balığın düpedüz “HU” sesi çıkardığını duyuyorlarmış. Yeni duyduğum bu bilgi belki Boğaziçi balıkçılarına malumdur ama paylaşmadan edemedim..

MEKTUP METNİ:

«VARAKA


Mahlûlât İdaresi ketebesinden Adil Efendi tarafından tebliğ olunmuştur:


Muteber gazetelerinin on beşinci nüshasının mütenevvia kısmında münderiç “Balıklar dilsiz midir?” unvanlı bir fıkrada tabî’iyyûndan bir zatın netice-i tedkikatı olarak sair hayvanlar gibi balıkların dahi kendilerine mahsus bir lisanları olduğu yazılmıştır. Esmâkden bazılarının sadaları Boğaziçi sayyâdlarınca [avcılarınca] mesmu’dur.

Ezcümle “Kırlangıç” tabir olunan balık denizden çıkarken ve kayık içinde sağ bulunduğu müddetçe ufakları yavaş, büyükleri yani iki üç okkalıkları adeta sert bir sada ile “HU” diye bağırmakta imişler. Bu sebepten dolayı buna “Derviş Balığı” dahi diyorlar. Hatta bazı sayyadlar bu hayvanı avlamazlar ve şayet ağlarında veya oltalarında zuhur edecek olsa incitmeksizin denize salıverirler imiş. Tatlı su balığı nev’inden olup “Terkos” gölünde kesretle bulunan “Yayın” balığının dahi kurbağadan daha bed ve adeta karabatak kuşu gibi bir sada ile ötmekte olduğu mezkûr göl üzerinde geşt ü güzâr eden kayıklardan işitildiği gibi karadan dahi işitilir imiş. Balıkların garâib-i âdâtından olmak üzere “Yunus balığı” kılıç balığı saydına mahsus ağlara tutulduğu veya karaya vurduğu vakit gözlerinden yaş akmakta ve inlemektedir. “Kalyonos” tabir olunan balık dahi sath-ı bahrde yüzerken ıslık çalar ki onun bu hali kılıç balığı sayyâdlarına –yerlerine avdet etmeleri için- bir ihtar yerine kaim oluyor. Zira o hayvanın o civarda bulunduğu müddetçe kılıç balığından eser görülmez.»


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: