Kapat

MUHSİN YAZICIOĞLU DOSYASI YENİDEN AÇILIYOR

Herkese selamlar;

Sanırım bugün Türkiye’de kime Muhsin Yazıcıoğlu’nun konusunu açsak kesinlikle öldürüldüğünü düşünüyordur… Zira halen daha hayatını kaybedişinde ki sis perdesi dağılmamış olsa da, vefatından sonra ortaya çıkan pek çok detay onun açıkça öldürüldüğünü doğrular nitelikte…

Bizde bir süre önce Muhsin Yazıcıoğlu ve Barnabas İncili ile ilgili bir video serisi hazırlamış ve Barnabas incili için mi öldürüldü diye sormuştuk…

Muhsin Yazıcıoğlu’nun helikopteri düştüğü tarihte Adana Jandarma Bölge Komutanı, eski Kurmay Başkanı, dönemin devlet hava meydanları işletmesi genel müdürü ve eski sivil havacılık genel müdürü için görevi kötüye kullanma suçlamasıyla hazırlanan iddianame ancak kabul edilebildi.

Eh nihayet adalet yerini bulacak umarız… Elbette ki iddianame de adı geçenlerin eğer suçları yok ise ceza almalarını hiç kimse istemez ve bizde istemeyiz…

Lakin Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölümü ile ilgili her kimin parmağı var ise de en ağız cezayı alması temennimizdir…

İddianame de ilginç detaylar var, mesela 28 Mart 2009 tarihinde 14:30 sularında 17 kişilik köylü grubu enkaza ulaşmıştı. O zamana dek tüm Türkiye helikoptere hiç kimsenin ulaşmadığını düşünüyordu ama köylü gördükleriyle şaşkınlık yaşadı.

Çünkü sadece Yazıcıoğlu ve beraberindekileri taşıyan helikopter değil, etrafına inen 2 helikopter ve sayısız ayak izi ile karşılaştılar…

Bir diğer konu ise olay günü Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğünce olumsuz hava koşullarının belirtildiği aktarılan iddianamede, uçuş için meteorolojik şartların elverişli olmadığının uçuş öncesinde anlaşıldığı, görerek uçuşa müsait olsa dahi emniyetli seyrüsefer imkanı olmayan bu durumda helikopterin kalkışına izin verilmemesi, yahut kalkmaması gerektiğinin pilota ihtar edilmesi gerektiği ifade edildi.
E haliyle savcılık bilinçli olarak mı izin verildi şüphesi üzerinde duruyor…

Daha önce ki videomuzda kanıtlarıyla helikopterde bulunan bazı cihazların söküldüğünü dile getirmiştik ki bu önemli detay iddianameye de girmiş ve savcılık cihazların bilinçli olarak söküldüğü arama kurtarma çalışmalarının ise yanıltıcı bir şekilde ilerlediğini dile getirmiş.

Yani savcılık açık açık helikopter üzerinden Argus 5000 CE SKY Map isimli cihazın ve beraberinde iki cihazın daha söküldüğünü kabul ediyor ve iddianame de yer veriyordu.

Böylelikle bizim de yıllardır iddia ettiğimiz şey, resmi olarak da kabul edilmiş oldu.

Sadece bunlarda değil elbette, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a suikast girişiminde bulunan  timde görev alan ve 4 kez müebbet hapis cezasına çarptırılan eski yarbay D.U mahkemede verdiği ifadede suikasti itiraf etmiş ve “Yazıcıoğlu’nun ölümünün kaza süsü verilmiş bir suikastle” gerçekleştiğini beyan etmişti.

Yani düşünsenize, kaza yapan bir helikopterin yanına başka bir helikopter ile iniyorsunuz, ilk işiniz cihazları sökmek, cihazları sökmek için de kokpitte bulunan koca bir paneli yerinden çıkarıp atıyorsunuz…

Mahkeme de başka bir sanık ise anten çarpma etkisiyle kırılmamıştı, yerde sağlam bir şekilde duruyordu ve yerinden sökülmüştü diyordu…

Yani açıkça bu bir suikast diyordu… Artık halen daha bu kadar kanıta ve itirafa rağmen birileri çıkıp bu bir kazadır demez herhalde…

Bizim Barnabas konusunu işlerken dile getirdiğimiz bir diğer husus, bilinçli olarak yanlış yerde arama yaptırılmış olmasıydı.

Bu nasıl olabilir demeyin! Olmuştu… Yazıcıoğlu’nun helikopterinin nereye düştüğü aslında tespit edilmiş, ama yanlış koordinat verildiği ve arama delilleri karartıldığı için yanlış koordinat verilerek yanlış yerde arama yaptırılmıştı.

Elbette ki amaç belliydi…

Hepsinin ölmesini beklemek için zaman kazanmak…

Yoksa defalarca acil servis ile konuşan pilot nasıl çenesi kırık bir şekilde bulunmuş olabilirdi ki ?

Savcılık iddianame de “enkazla ilgisi bulunmayan yerlerde arama yapıldığı anlaşılmıştır.” Diyordu. Yani açık açık hedef saptırdılar diyordu aslında…

Elbette bu işin ucu daha yukarılara uzanıyor olabilir…

Umarız adalet bir gün tecelli eder ve rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu mezarında rahat uyur!

Kemikleri sızlamaz!

Zira bir çok delil de gösteriyor ki, bu bir kaza değil, cinayettir!

Sizce Muhsin Yazıcıoğlu öldürüldü mü ?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: