OUMUAMUA, ASTROİD Mİ ? UFO MU ?

Samanyolu Galaksisi….

Adeta evimizin bir bahçesi gibi…

Bildiğimiz, tanıdığımız, gözlemlediğimiz bahçemiz…

Hatta komşularımızın bahçesinde neler olup bittiğini dahi biliyorken,

bir sabah uyandığımızda bahçemizde gezinen yabancı bir varlık görsek?

Hani deriz ya, biraz ondan biraz bundan…

İşte tam da böyle bir varlık!

Görünüşü, bilinen kuralların dışında hareket etmesi, garip davranışları…

Acaba bu ne ola ki? dedirten cinsten…

Hani Cem Yılmaz’ın filminde ki o efsane replik gibi

(Bir cisim yaklaşıyor)

Neyden mi bahsediyorum?

*********************************

Konuya geçmeden önce bir küçük detay hatırlatmak isterim,…

Yıllardır gökyüzünde insanlar çok hızlı hareket eden garip cisimlerin video ve fotoğraflarını çekiyor…

Bir çok kişi de bunları dünya dışı yaşam formlarına ait olan Ufo olduğunu düşünüyor!

Yıllarca böyle düşünen insanlara komplo teorisyeni, sahtekar, cahil ya da buna benzer küçümseyici pek çok söylemde bulundular…

Ve bunların başında da Amerika’nın kartel basını geliyordu!

Ama sonra 2019 yılına gelindiğinde çok garip bir şey oldu…

Amerika’nın savunma bakanlığı Pentagon resmi bir açıklama yaptı ve dedi ki

Bugüne kadar görülen ve tanımlanamayan yani Ufo olarak bilinen cisimler Dünya yapısı değildir!

Dünya dışından gelmektedir!

Ha bununla birlikte, Kur’an’da geçen tabiri ile korunmuş tavandan yani gökkubbeden içeriye bir giriş var mıdır? Bu ayrı mesele, ayrıca tartışılır!

Hemen arkasından Amerika Deniz kuvvetleri ve hava kuvvetleri ayrı ayrı açıklama yaparak evet bizim de tespit ettiklerimiz var ve bunlar dünya yapısı değil dedi!

**************************

Bilim insanları, elde ettikleri bulgular üzerinden yıldızlararası seyahat edebilen asteroid olabileceğini düşünüyordu…

Bu sadece düşünceydi… Çünkü hiç tespit edilebilen yoktu… Tahmin edilebilen vardı!

Ülkelerin nasıl kendi topraklarını korumak için radar sistemleri varsa, nasıl o radar sistemleri yaklaşan yabancı cisimleri hemen algılıyor ve güvenlik protokolünü devreye geçiriyorsa.

İşte Nasa’nın da böyle bir sistemi var!

Hawai bölgesinde bulunan Pen Stars 1 teleskobu da işte böyle bir teleskop!

Pentagon’un  ufo, uzaylı söylentileri alıp başını gitmişken Nasa çok ilginç bir gözlemde bulunmuş ve açıklama yapmıştı…

Pen Stars 1 garip bir cisim tespit etmişti ve dünyaya doğru yaklaşıyordu!

İlginç bir şekilde yörüngesi yoktu,

Oumuamua oldukça ilginçti ve bilim insanları inceledikten sonra Hiperbolik bir yörüngeye sahip değil dediler!

Yani ne demekti bu ? Güneş sistemine çekimsel bir kuvvet ile bağlı değildi!

Takmıyordu yani gezegenlerin ve yıldızların çekim kuvvetlerini!

Hani şu Çukur dizisinde elini kolunu sallaya sallaya dolaşan mahalle kabadayılarına benziyordu!

Ama bizim için önemli olan dünyaya yaklaşıyor olmasıydı!

Bilinen astroidlere hiç benzemiyordu!

Hani dedik ya Pentagon Ufoları kabul etti diye, ve pentagon’un elinde ki raporlara göre defalarca dünyanın pek çok ülkesinde puro şeklinde ufo gözlemlenmişti….

E şimdi bu yaklaşan cisimde puro şeklinde olunca

çarşı karıştı tabi!

Hawai halkının dil tarihi kökeninde “uzaktan ilk kez gelen haberci” anlamına gelen oumuamua ismi verildi bu yaklaşan arkadaşa!

Çarşı karıştı dedik ama, neden biliyor musunuz?

Çünkü oumuamua bildiğiniz üzerimize dört nala geliyordu!

Saniyede 25.5 kilometre hızla!

Haliyle daha ne olduğu çözülemeden bu kadar hızla yaklaşan bir cisim karşısında panik oldular!

Ve böyle bir cismin tespit edilip açıklanmasından sonra,

bazı bilim insanlarıysa bu cismin herhangi bir astroid ya da kuyruklu yıldıza asla benzemediğini

eğer öyle olsa şimdiye kadar herhangi bir galaksi de,

 herhangi bir güçlü yörünge çekim kuvvetine kapılarak etrafında dönmesi gerektiğini,

ve bunun astroid ya da kuyruklu yıldız değil başka bir uygarlığa ait yapay bir cisim olabileceğini iddia etti!

Bunu iddia edenler de,  bilimsel bazı verilere dayanarak rapor sunan dünyanın çeşitli yerlerinde gözlem ve araştırma yapan bilim insanlarıydı!

Aslında haksız da değillerdi!

Yok yok ! Uzay gemisi olması konusunda değil!

Astroid ya da kuyruklu yıldıza benzemediği konusunda!

Bugüne kadar gözlemlenen verilere göre astroidler yüksek oranda renk değiştiremez,

Dahası standart bir hızda seyrederler yani hızlarını artıramazlar

Lakin oumuamua hem yüksek oranda renk değişimine sahip,

 hemde dünyaya yaklaştıkça hızını artırıyor!

E hızı artıyorsa kuyruklu yıldızdır abi bu ?

Yok değil!

Bilimsel veriler diyor ki, bir kuyruklu yıldızın, kuyruklu yıldız olabilmesi için buz, toz veya gazdan oluşması gerekiyor…

Yoğun sıcaklıkta ki bir şeye yaklaştıklarında,

Yani güneş gibi!

üzerlerinde ki katı etkenler, sıvı haline geçmeden,

doğrudan gaza dönüşür, bu da kendisine bir itici güç sağlar…

Tıpkı araçlarda ki motorlarların çalışması gibi…

Güneşin de ışığı yansıyınca olur sana parlak bir kuyruklu yıldız!

Ama oumuamua’da bu özelliklerin hiç biri yok!

ve hiç biri olmadığı halde kendiliğinden hızlanabiliyor!

……………..

Bilim insanlarının araştırmasına göre samanyolu galaksisinde 17 milyar gezegen var!

Bu 17 milyar gezegeni yaratan Allah sadece dünyaya yaşam koymuş olabilir mi ?

Pek mantıklı durmuyor!

Zira Allah’ın alemlerin rabbi olduğunu unutmamak gerek!

hal böyle iken acaba oumuamua’da başka bir gezegende yaşayan medeniyetin keşif aracı olabilir miydi ?

Eğer öyle olsaydı, gönderildiği gezegene elde ettiği bulguları sinyallerle aktarması gerekiyordu!

Bilim insanları bu ihtimali de  düşündü! 

Brek Thru yani uzayı dinleme projesi ile bu garip cismi dinlediler, ama hiç sesi çıkmıyordu!

Biz onun sinyal yayarak haberleşeceğini düşünüyoruz kendi teknolojimiz ile!

Kim bilir belki de bizden daha üstün bir medeniyet,

 haberleşmek için farklı bir yöntem geliştirmiş olabilir!

Çok enteresanı, bizim güneş sistemimize girdikten sonra Güneş’in çekim kuvvetine kapılarak onun yörüngesine girmesiydi…

Öyle de oldu, bilim adamları bu duruma çok sevindi çünkü fotoğraf ve video çekebilecekler ve hatta üzerine bir uzay aracı indirebileceklerdi!

Ama hiç öyle olmadı, oumuamua onlardan daha uyanık çıktı!

Enteresan şekilde güneşim çekim kuvvetinden kurtulmayı başardı ve uzayda ki yolculuğuna devam etti!

Biz ise bırakın uzay aracı indirmeyi bir fotoğrafını dahi çekemedik!

Kaliforniya’da ki jet propolşın laboratuvarı yetkilisi Pol Cudis, onun klasik bir astroid yani taş olduğunu çünkü bazı gaz salınımları tespit ettiğini söyledi…

Elbette ki bu kesin bilgi değildi sadece tahmindi!

Nasa ise bu bir astroid olabilir diyordu sadece…

Yani kısaca bahçemizden bir yabancı geldi geçti!

Ne olduğunu, nereden gelip nereye gittiğini çözemedik!

Çünkü çok hızlıydı ve davranışları ne bilinen astroidlere, ne de bilinen kuyruklu yıldızlara benziyordu…

Eğer başka bir medeniyetin keşif aracıysa bile,

Umarız ışın silahları olan Dart Vidır’ın yönettiği Stroom tipır’lar dünyamızı işgale gelmez!

Çünkü şuan ne Obi van kenobimiz, ne de luke skaywolkır’ımız var!

Kursad BERKKAN

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir