Kapat

S-400 ATEŞLENDİ, AVRUPA ÇILDIRDI, NEDEN Mİ ?

Herkese merhaba, 
Bugün Ortadoğu’da Amerika’nın dahil olduğu ne kadar askeri faaliyet var ise, bunların hemen hemen tümü Pentagon’un tasarladığı planlar dahilinde yürür. 


Mesela zamanında Afganistan’da Usame Bin Laden’e ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Zbignew Brzeninsky’nin bizzat silahları teslim etmesi, ya da  Kuveyt’teki Burgan sahasında ülkede çıkarılan toplam petrolün 70 milyon galonluk kısmına göz koyan Amerika’nın Saddam Hüseyin’inin tehdit edirek Kuveyt’e saldırması, veya Türkiye’nin Amerika’dan parasını ödeyerek alacağı f-35 uçaklarını vermesini engellemesi gibi. 
Tabi sadece bunlar değil, örneğin zihin kontrol çalışmalarının 1940’lı yıllardan beri Pentagon tarafından adım adım araştırıldığını ve daha sonra ise uygulandığını bilmeyen yok. 


Hatta İçişleri bakanımız Sayın Süleyman Soylu’nun da canlı yayında burnunun kanamasının arkasında kendisine uygulanan zihin kontrol saldırısından kaynaklı olduğu ve başarısız olduğu iddia edilmişti. 
İşte o Pentagon, Türkiye’nin hava savunma sistemlerini güçlendirmesini asla kabul etmedi ve şuanda da hazmedemiyor. 

Kara harekatı olmadan başarı olmayacağını tüm askeri yetkililer bilir. 
Ancak hava saldırıları da bir o kadar da önemlidir… 
Hava gücünüz ne kadar üst seviyelerde ise kara harekatına başladığında o kadar kolay ilerler ve zafer elde edersiniz. 
Bunun en yakın örneğini Suriye’de kullandığımız Siha’lar ile gördük. Terör örgütlerine ait noktalarda önce Siha’larımız temizlik yaptı ardından kara yoluyla askerlerimiz ilerledi. 


Aynı şekilde Azerbaycan – Ermenistan çatışmalarında havadan ilk olarak temizleme operasyonu yapan Azerbaycan’ın ilerlemesi çok daha hızlı ve sağlam oldu. 
Tabi tüm bunlar olurken hava saldırı üstünlüğünden ziyade hava savunma üstünlüğünüzün de olması büyük önem taşır. 
Mesela Suriye konusunda sık sık ülkemize ya da askeri birliklerimize füzeler ile saldırılar oldu, aynı şekilde Azerbaycan karşısında ezilen Ermenistan, askeri olarak köşeye sıkışınca füzeler ile sivil bölgelere saldırmaya başladı. 


Ve bu da ortaya koydu ki hava savunma sistemi bir ülke için hayati önem taşıyor! 
Aslında örneğini de Kuveyt krizi döneminde Türkiye’de yakından gördü ve gözlemledi. Balistik füzeler sebebiyle ilgili savaşın müsebbibi olan ülkeler çok sayıda zayiat verdiler. 
Bu konunun önemini bilen Türkiye, uzun süredir Hisar projesi ile eksiğini tamamlamayı hedefliyor. Zira ülkemize yapılacak herhangi bir hava saldırısında hızlıca müdahale ederek daha topraklarımıza inmeden havada imha etmemiz gerekiyor. 
İşte bu nedenle Hisar A ve Hisar O sistemlerinin üretimine hız verildi ve çok yakın zamanda kullanılmaya başlayacağını biliyoruz. 
Yaşanan gelişmeleri sizlere duyurmaya çalışıyoruz ve zaten medyadan da takip ediyorsunuz.

Türkiye’nin Akdeniz’de ki hakkı olan arama bölgelerinde bulunmasını hazmedemeyen bir çok Dünya devleti mevcut… 
En başta karşı çıkanlardan bir tanesi Amerika… 
Diğer taraftan Azerbaycan – Ermenistan olayında ise Türkiye’nin Azerbaycan’a açıkça destek vermesini haksız bulan pek çok ülke var. 
Çok ilginçtir ki onlar Türkiye’nin destek vermesini haksız bulurken, bir çok ülkenin de Ermenistan tarafını tutmasını bırakın, Ermenistan’a silah yardımı yapıyorlar… 
Üstelik uluslararası hukuka göre Karabağ Azerbaycan toprağı olmasına karşın, Ermenistan’ın işgalci olduğu resmen ortadayken bile Türkiye karşıtlığı yapmaya devam ediyorlar… 


Mesela son dönemlerde Rusya ile iyi bir dostluğumuz var ülke olarak, ancak Azerbaycan – Ermenistan olayında Rusya dahi Ermenistan’ın yanında olduğunu ve silah yardımında bulunduğunu bilmeyen yok… 
Suriye konusunda ise bizi eleştirmeyen devlet yok! 
Kısaca etrafımızda güveneceğimiz dost ülke bir elin parmağını geçmeyecek kadar. 


Haliyle etrafımız böylesine tehdit unsurları ile doluyken Türkiye’nin kendini her cephede savunabilmesi için hava savunma sistemi olmazsa olmazlardan bir tanesi… 
Türkiye’de haklı olarak Nato ülkesi olduğu için Nato’dan gelişmiş hava savunma sistemleri talep etti. Yani siz her istediğinizde biz hemen istediğiniz ülkeye asker gönderiyoruz, madem öyle biz şimdi hava savunma sistemi istiyoruz siz verin dedik… 
Dedik ama… nafile… 
2015 yılında Çin’den hava savunma sistemi almaya çalıştık, Yaklaşık 4 milyar dolarlık ihale yapıldı ve Çin ile anlaşmaya varıldı. 


Ama Pentagon bu durumdan rahatsız oldu, Türkiye’ye baskı kurmaya başladılar, Çin’den almayın biz size verelim diye teklif sundular… 
Sonunda Antalya’da yapılan G-20 zirvesinden kısa bir süre önce  o dönemin Başbakanı olan Ahmet Davutoğlu imzası ile Çin’den hava savunma sistemi alma ihalesi iptal edildi.

 Aslında Türkiye’nin amacı belliydi, kendi hava savunma sistemlerini geliştiriyordu ancak biraz  zaman alacaktı. Bu süreç tamamlanana kadar kendini savunabilmek için dışarıdan almak zorundaydı. Bu sebeple Türkiye Amerika, Hollanda ve Almanya’dan Patriot sistemlerini alacaktı ama maalesef alamadı. Çünkü vermediler… Amaçları belliydi… Türkiye’yi oyalamak… İşte bu nedenle Türkiye’nin Rusya’dan s-400 almasını hazmedemediler, oysa Türkiye ilk olarak Nato ülkesi olduğu için diğer Nato’ya üye ülkelerden almak için defalarca kapılarını çaldı ama hiç bir zaman sonuç alamadı. Türkiye’nin Rusya’dan satın aldığı S-400’lerin  denemelerini Sinop’ta yapmasının ardından Avrupa çılgına döndü deyim yerindeyse.

 Amerika, Fransa, Almanya, Hollanda ve son olarak Nato üstü kapalı olarak Türkiye’yi tehdit etti. Bu konu da belki de en adaletli açıklamayı yapan ABD başkanı Trump oldu… Geçtiğimiz aylarda S-400’ler alınırken “Biz Türkiye’yi buna ittik, biz vermedik o da başka yerden aldı, bu bizim suçumuz” demişti. Trump böyle diyordu ama Pentagon bu duruma Trump gibi bakmıyordu ve Trump’ın etrafında ki bir çok kişi Türkiye’yi eleştiriyordu. S-400’ler Sinop’ta denenip başarılı olunca Nato şaka gibi bir açıklama yaptı.

Türkiye’nin deneme yapması talihsizliktir, diğer müttefikleriyle alternatif çözümler araması gerekirdi diyordu. İyi de Türkiye bunu 2006 yılından beri yapıyordu ve sürekli tüm Nato ülkeleri Türkiye’yi oyalıyordu… Ama tabi dertleri bağcıyı dövmekti… Onlar ne derlerse desinler, Türkiye, ihtiyacım olanı vermezsem ben her şekilde bulurum mesajını onlara vermişti. Zaten tam bağımsız hava savunma için çalışan Türkiye için S-400’ler bir geçiş süreciydi. Hisar serimiz üretilmeye devam ediyor ve çok yakında en az S-400’ler kadar güçlü bir yapıya sahip olacak olan Siper isimli sistemde çok yakında savunma sanayine katılacaktır. 

Hava Savunma sistemi bu çağda ve etrafımızda bu kadar dostluğuna bir an bile güvenilmeyecek devletler, yönetimler varken bizim sırtımızda ki çelik yelektir. Ve biz S-400 ile o çelik yeleği giydik ve umarız çok yakında Hisar ve Siper projelerimiz ile yerli çelik yeleğimizi sırtımıza takacağız… 

0 0 0 0 0 0

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir